CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz” dedi. (Görsel: Video)

KONULAR

Özgür Özel: ‘Yeni partimizi kuruyoruz’

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz” dedi. 

Özel, grup toplantısındaki konuşmasında yaptığı konuşmada, "Bugün bu kürsüden çok farklı, önemli beklentiler var” olduğunu belirterek, NATO toplantısı öncesinde gözaltına alınanlara yönelik dayanışma duygularını dile getirdi. 

“Hepimizin yerine içeride yatanlar var” diyen Özel, cezaevinde bulunanların isimlerini tek tek saydı “Hem kendilerine bu büyük haksızlık için, hem ailelerine bir kez daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.-“ dedi. 

CHP'deki değişim süreci ve bu süreçte yapılan parti kurultayına Özel, "Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Bugün buradan tarihi bir konuşma, bugün buradan çok sıra dışı bir konuşma değil; bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan tarihe emanet edilen cümleleri bırakan samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum" dedi.

2023 yılının Kasım ayından bu yana yaşanan gelişmelerin Türkiye siyasi tarihinde önemli bir yer tutacağını ifade eden Özel, bugün sergilenen tutumların gelecek kuşaklar tarafından da hatırlanacağını söyledi. Özel, “Yıllar geçse de tarih sayfalarının her siyasi başarıyı, her hukuksuz saldırıyı, her acıyı, her sevinci yazacağını emri hak vaki olduktan sonra bile, bizler bu dünyadan göçtüğümüzde, bugünlerdeki tutumlarımızın, bazı tutumların, bazı kumpasların ve bazı onurlu duruşların evlatlarımıza, torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz” diye konuştu. 

 “Asla unutkan olmayacağız”

Özgür Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Size söz veriyorum her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadar ki tutumlarımızdan, duruşlarımızdan, bugüne kadar ki yaptıklarımızdan birileri ‘gelir geçer unutulur biter acaba bunun da üstünden yıllar geçer, bu işler unutulur, yapanın yaptığı yanına kar kalır, bir takım kişilerin birtakım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden rüzgâr alır, sel alır’ diye kimse düşünmesin. Söz veriyorum zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak, tembeli tembel, emek vereni çalışkan olarak, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost, olmayanı bu günlerdeki tutumunu unutmayarak anacağız, millette anacak, tarih kaydediyor sadece herkese bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak." 

“Millete dayatılan düzen”

Özel, 14 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerinin ardından CHP'de değişim talebinin yükseldiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100 yılında Cumhuriyet ile meselesi olanların, bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mâni olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.

O günlerden sonra 14 ve 28 Mayıs yenilgilerinden sonra bu AK Parti'nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde; müesses nizamın kurgusuna karşı milli egemenliği hâkim kılmak, eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola kendiliğimizden hemen orada çıkmadık.”

“O gün yol ayrıldı”

Özel, yola çıkışlarının tabanda gelen bir sürecin sonucu olduğunu anlattı şöyle devam etti:

“Parti yüzde 13'lerde, yüzde 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek, yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha da sandıktan umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız’ diyenler işte o gün iki ayrı yola girdiler.

O gün yol ayrıldı. Yol ayrılırken duygusal, örgütsel sebeplerle, idrak zamanında veya henüz meselenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da o günkü tavrın özeleştirisinin, inisiyatif alınmasının, değişim alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere, milletle ve örgütle birlikte gelen herkesi de o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm. Kıymetli görmeye devam ediyorum. Tarihin doğru yerinde durmaya buna ilk karar veren olmak değil gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir, önemli olan doğru yerde durmaktır, önemli olan bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine gerekirse kendini feda etmektir, memleketin ve partinin önünü açmaktır.”

Özgür Özel,  değişimin “CHP değişirse Türkiye değişir” diyenlerin iradesinin parti kongresine yansıdığını ifade ederek, bu süreçte değişik yerlerden değişik mesajlar geldiğini söyledi. 

Özel şöyle konuştu:

“O günden sonra başımıza ne geldiyse, halen bizimle ne mücadele veriliyorsa, yapılanların hepsi de bundandır. Dedim ya tarihe not düşecek, öyle tarihi bir konuşma değil, açık açık konuşulacak, açıkça söylenecek bir gün tarihe bırakılacak, güne geldiğinde dönüp hatırlanacak ve bu milletin karşısına açık çıkılacak bir konuşma yapmaya geldim.

O gün partide genel başkan değişti, yöneticiler değişti ama esas o gün partide ve ülkede bir yönetim anlayışı değişti. O gün ‘tıpış tıpış oy verecekler, benim dediğimi yapacaklar, CHP'liler zaten başka ne tarafa gidecekler’ diyen anlayış yerine, ‘ben söyleyeceğim onlar dinleyecek’ yerine onları dinleyen, sokağI dinleyen yani, il başkanını dinleyen, ilçe başkanını dinleyen, ‘onlar ne derse o olur, onlardan gelen sesi duyarsak doğrusu budur’ diyen bir anlayış partide yönetime geldi. ‘Örgütleri kapatsan da partinin oyu 5 puan artar’ yerine bir şehre bir ilçeye bir beldeye gittiğinde örgütün kapısını açmadan sokağa ayak basmayan bir anlayış partide iktidara geldi.

Yedi yıllık ilçe başkanı ile üç kez tanışıp memnun olan yerine, partinin 10 farklı ilinde çayı demleyen emekçinin adını bilen, torununun adını bilenler iktidara geldi. Ve o günden sonra şahitsiniz ki aksini söyleyenle her mecrada yüzleşmeye hazırım; ‘efendim biz ötekileştirdiler’, ‘ittiler, kaktılar…’

Vallahi tersini gördüm, değişimcinin cenazesine gelmeyip, düğününü şereflendirmeyip aksine tutumda olana gidenleri de gördük. Hep birlikte bu örgütü kucaklayıp bir kişiyi kenarda, ötede bırakmayan, defalarca ‘bir sorun varsa bu salonda tüm haklılardan, tüm haksızlar adına genel başkanınız olarak ben özür diliyorum’ diyen, ‘bundan sonra yeni bir sayfa iktidar hedeftir, düşmeyin birbirinize’ diyen…”

“Bu birlikteliği bölemezler”

Özgür Özel, “İşte o yüzden işte tam da bu yüzden bu partiyi bölemezler. Partinin adı değişir, Parti'nin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle karpuz gibi yarıdan ikiye, 60'a 40, 30'a 70… Biz bir bütünüz, bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenek ile birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür” dedi. 

İlk kurultaydan sonra yapılan ilk yerel seçimlerin “partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceğinin” belli olacağını anlatan Özel,  şöyle konuştu:

“O ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi. En yakınımızda duran, başka adayı desteklemesine rağmen, ankette çıkmayan o listeye konmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa hatta ve hatta her şey eşitse değişim görüntüsünü umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yönelindi. İzmir gibi bir yerde, Cumhuriyet tarihinde bütün partiler altı kadın belediye başkanı seçtirmişken biz dokuz aday gösterip sekizin seçtirdik. 14 genç aday gösterildi sekizi seçtirildi. 31'de 29 İzmir gibi bir yerde hem de seçimden sonra ‘İzmir'i kaybedeceksiniz’ denilen yerde böyle bir mucize gerçekleşti. Eldekiler kazanıldı, Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek hataların bedelleri ödenildi, Kırklareli'nde Hatay'da ödendi ama doğru yapılan, samimiyetin arkasında durulan ve tek tek göstergenin başarı olan…”

Özel, o süreçte “artık bizi kimse bir kez daha yenilgiyle tanıştıramayacak” dediğini belirterek, “Siyasetin kararlılık işi olduğunu, biz siyasetin ekip işi olduğunu, biz hepimiz artık o partinin muhalefette kalmaya, yenilgiye doyduğunu, hedefinin iktidar olduğunu biliyorduk. Biz bunu biliyorduk. Şükürler olsun 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi CHP birinci partiydi. Çoktan yapmamız gerektiği gibi AK Parti artık yenilmiş, yenilgiye tatmış ve ‘13 kere yarıştım hep ben kazandım’ diyen bir kibrin karşısına ‘hadi ya bir kere yarıştık onda da biz kazandık’ diyen bir özgüveni görmüştür" dedi. 

“Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi”

"Maalesef iki sınav geçilemedi” diyen Özel, İsmet İnönü’nün 14 Mayıs 1950 gecesi bazı çevrelerin beklentilerinin aksine, “Paşa, devir teslim hazırdır” dediğini hatırlattı. Özel, şöyle konuştu:

“Evladı Erdal'a yazdığı mektupta, 'Şüphesiz kişisel olarak en büyük yenilgim, Türkiye Cumhuriyeti demokrasisinin en büyük zaferidir. Hedeflediğimiz cemiyet hayatına demokrasi yerleşmiştir' diyebilen İsmet Paşa'ya, yıllardır kazanan, ilk kez kaybettiğinde demokratlığını gösteren İsmet Paşa'ya nasip olan bunu, kaybettiği ilk seçime kadar kazandığı 13 seçimde 'Milli irade, milli irade' deyip, kaybettiğinde 'kirli irade'ye çeviren; bir tarafta milli iradeyi baş tacı yapıp, öbür tarafta alaşağı etmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi. Çünkü birisinin demokrat olup olmadığına seçimi kazandığı akşam bakmanın ne kıymeti var? Birisinin demokrat olup olmadığına kaybettiği akşam bakacaksın.

Bir ikinci kayıp var. Yine İsmet Paşa'dan. Öyle bir noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar olur. O geciken vedalar en sonunda doğru yere oturur. O noktaya oturduktan sonra dönüp de kaybedene, çekilene, bırakana ne yapıyor diye bakarlar. İşte öyle günlerin, yani hem seçimi kaybettiğinde rakibine teslim edebilmenin hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim ettiklerinin huzur bulmasının, onların bundan sonraki görevlerini yaparken diğer partilerle rekabet etmesinin, partilerini iktidara getirmesinin önünde bir engel olmamanın tarih önünde çok büyük bir onuru ve gururu vardır. O gururu 1970'lerde yaşayan ve yaşatan İsmet Paşa'ya selam olsun. Seçim zaferleri, Ecevit kadar İsmet Paşa'nın partisine huzur veren yaklaşımının eseridir. Bunu kimse unutmasın.”

Özel, belediye başkanlarına ardı ardına operasyonlar yapıldığını, cumhurbaşkanı adaylarının ve birçok belediye yöneticilerinin tutuklandığını belirterek, “Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı” dedi. 

Operasyonlar, yöneltilen gayriahlaki suçlamalar ve her türlü haysiyet suikastı ile arkadaşlarının perişan edilmeye çalışıldığını anlatan Özel, buna karşı “partimizin bunlardan arınması lazım' diyecek genel başkanlara tanık olunduğunu ifade etti.

Özel, değişik kanallardan da kendisine “Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in” mesajları geldiğini, “arkadaşlarının üstüne beton dökülmesinin istendiğini” belirterek, “Bahçıvan Abdullah Ağa'nın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel’in arkadaşlarını satan bir insan olmadığını ve olmayacağını” söyledi. 

“Yol ayrımındayız”

 Özel şöyle konuştu

'Bugün yol ayrımındayız. Tarihin kritik kavşağındayız' diyoruz ya, işte öyle. 'Çok tarihî bir konuşma yapmayacağım' dediğim budur. Tarihi hatırlatacağım. Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim; onun kararının verildiği gündür.”

Özel, kurultaydaki oyların Özgür Özel'in şahsına, ekibine verilmiş oy değil,  “Partinin iktidar yürüyüşüne verilmiş destek” olduğunu söylediğini hatırlattı. 

Butlan kararı sonrasında parti yöneticilerinin “butlancılık” yapmadıkları için görevden alındığını, kadın kollarına erkeklerin seçildiğini, başka adaylara destek verenlere partinin teslim edildiğini söyledi. 

Doğru kararı parti üyelerinin vereceğini anlatan Özel, “Buradan geçen hafta söyledim. Ne söylediğimi bilerek söyledim. Bir kez daha söylüyorum. Partiliyim diyene söylüyorum. CHP'liyim diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle ister son kongrenin delegeleriyle ister en doğrusu odur, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler. Genel Başkan'a yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım. Partinin önünü açarım. Hodri meydan. Var mısın?" diye sordu. 

“Mecbur bırakılmış bir veda”

“Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu içimizde taşıdığımızı da milletimizle paylaşmak isterim” diyen Özel,  şöyle devam etti:

“Bu partinin evlatları CHP'nin bu ülkenin kurucu partisi olduğunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu partinin kurucusu olduğunun, bu partinin onun iki eserinden birisi, gurur duyduğu bir eseri ve onun emaneti olduğunun farkındadır. Demokrasi mücadelesinin ağır bedellerini ödemiş bir siyasi partidir bu. Kurulduğu gündeki Millî Mücadele’nin yanında; demokrasi mücadelesinde, il başkanlarının suikastlara feda etmiş, il başkanları hapislere atılmış, işkenceler görmüş, mal varlıklarına el konmuş, darbeler görmüş, saldırılar görmüş bir partidir. Bugün geldiğimiz noktada biz bu büyük bir mirasın her satırına, her emekçisine, her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz.

Ancak artık partimiz butlanla, yargı kollarıyla, saray duvarları arasına sıkışmış bir esaretin ve bir işgalin altındadır. İşgal altında olan; Atatürk’ün mirasını korumanın sorumluluğu da artık bu salondadır, bizim omuzlarımızdadır. Biz binayı terk ettik ama çıkarken mirası, emaneti alıp da çıktık. Miras bizdedir. Meşruiyet bizdedir. Yetki bizdedir, görev bizdedir. Cumhuriyet'i kuran geleneğin bugünkü kuşakları ve anlayışı bizimle birliktedir.”

Özel, “Bugün gelinen nokta, sarayla uzlaşmanın ya da uzlaşanlarla uzlaşmanın, teslim olmanın noktası değildir. Sinmek, susmak, durmak asla değildir. İşgal altındaki İstanbul’da saray kuklası bir paşa olmak yerine; ölümü göze alıp Anadolu’ya geçip kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, bizim yolumuzdur” dedi.

"Bu bir ayrılık değil"

Özgür Özel şöyle konuştu:

“Biz oradan buraya yaptığımız yürüyüşte, o günden bugüne yaptığımız yürüyüşte ve bugünden sonra yapacağımız yürüyüşte her adımda; eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni nesil siyaseti, yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun yarattığı korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor, bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz. 

Bu bir ayrılık değil, bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye’de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam demokrasiden ileride, hiçbir yapı Cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Herkesin haberi olsun, buradan ilan ederiz, dosta, olmayana, yanımızda olanlara, düne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki; biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz, biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.

‘Yeni partimizi kuruyoruz’

Korkanlar, çekinenler, üç günlük dünyada şerefini değil de rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar. Biz demokrasiyi milletin gerçek gücü, adaleti devletin temel vasfı ve umudu bu milletin evlatlarının en büyük hakkı olarak görüyoruz. 

Bugün seçilmiş il başkanlarımızla, yarın seçilmiş Parti Meclisi'miz MYK’mızla, ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. 

Teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Bugün bu kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin, iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz.

Hep birlikte olacağız’

Elbette bizler sosyal demokratız, Altı Ok'a sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 

On ay önce beş parti, yüzde 25 oy aldığımız yerden, yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla, muhafazakâr demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak, onlarla birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak, Atatürk’le sorunu olmayan, Misak-ı Milli sınırlarıyla sorun olmayan, Cumhuriyet'le sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bu davetin sahibiyiz. Ayrıca milletvekillerimiz bu büyük yürüyüşün ilk adımını atarken doğru tasarlanmış, doğru hazırlanmış, doğru takvimlenmiş, riskleri doğru analiz edilmiş şekilde elbette büyüyeceğiz ve güçleneceğiz, hep birlikte olacağız.

‘Kimseyi geride bırakmayacağız’ 

Buradan önemle ricamdır, bugünlerde bizim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüzü herkes güvensin. Yarın sabah kimse belediye başkanına 'Sen niye geçmedin?' Belediye meclis üyesine 'Hala niye buradasın?' Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız, kimseden ayrı ya da uzak değiliz. 'Ben yeni partide yokum. Özgür Özel ile arkadaşlarıyla birlikte değilim' diye kulağınızla duymadığınız herkes emin olun ki bizimle birliktedir. 

Kimse şundan şüphe etmesin: Bu iktidar yürüyüşünde, bizler, sizler, biz, hepimiz ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş‘ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana’da ne Vahap Seçer Mersin’de. Selam olsun Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya’ya. 'Ben onlarla değilim' diyebilir. Tarihin önünde milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir. Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen, siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük yürüyüşe, bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım yolunuz açık olsun, yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar."